Basın Bülteni


19 Mayıs 2019

PTT AŞ “Millî Mücadele'nin 100. Yılı" konulu ay yıldız perforaj kullanılarak hazırlanan tek değerli anma bloğu, ay yıldız perforaj kullanılarak hazırlanan gümüş varak ve gofre uygulamalı seri numaralı tek değerli anma bloğu, yirmi dört puldan oluşan stickerlı kağıda baskılı özel tasarım blok pul, altın varak ve lak uygulamalı ilk gün zarfı 19 Mayıs 2019 tarihine tedavüle sunulacak.

 

Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi (PTT AŞ) tarafından “Milli Mücadele'nin 100. Yılı" konulu anma bloğu, blok pul, altın varak ve lak uygulamalı ilk gün zarfı 2019 yılı Pul Emisyon Programı kapsamında 19 Mayıs 2019 tarihinde tedavüle çıktı. Posta pulunun yer aldığı portföy içerisinde; "Millî Mücadele'nin 100. Yılı" konulu 2 TL ( 55x95 mm boyutunda) bedelli anma pulu,  söz konusu pula ait (140x210 mm boyutunda) 3,50 TL bedelli ilk gün zarfı, 4 TL bedelli (65x85 mm boyutunda) seri numaralı anma bloğu ile her biri 28x38 mm boyutunda 24 pullu özel tasarım blok pul 55 TL bedelle PTT İşyerlerinde, PTT'ye ait www.filateli.gov.tr web adresinde ve filateli cep uygulamasında satışa sunulacak.

 

Söz konusu filatelik ürünlerin satışı ile aynı tarihte Samsun PTT Merkez Müdürlüğü/SAMSUN adresinde "Millî Mücadele'nin 100. Yılı 19.05.2019 SAMSUN" ibareli ilk gün damgası kullandırılacak.

 

MİLLÎ MÜCADELE'NİN 100. YILI

 

Marmara İngiliz ve Fransızlar; Batı Anadolu Yunanlılar; Akdeniz İtalyanlar; Güney Doğu Anadolu Fransız ve İngilizler, Doğu Anadolu Ermeniler tarafından, Orta Anadolu'da ise bir kısım toprak parçası hariç memleketin dört bir yanı işgal edilmiş. Ordumuzun elinden silah ve cephanesi alınmış. Düşman süngüsü altındaki millet yorgun…

 

Mirliva (Tuğgeneral) Mustafa Kemal Paşa, 13 Kasım 1918'de Haydarpaşa İskelesi'nde Kartal-2 İstimbotunda, işgalci ülkelerin 63 gemilik filolarını İstanbul önlerinde gördüğünde; “Geldikleri gibi giderler" diyerek Kurtuluş Savaşı'nın ilk işaretini verdi. Vahim vaziyetten kurtuluş çareleri aranmaya başlandı.

 

İsmail Hakkı (Durusu) Bey kaptanlığında Bandırma Vapuru, Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşlarını Samsun'a ulaştırmak üzere İstanbul'dan 16 Mayıs 1919' da bağımsızlık yoluna dümen kırdı. Geri dönüşü olmayan bu yolda ilk durak olan Samsun'a 19 Mayıs 1919'da vardı. İşte bu tarih kayıtsız şartsız bağımsız bir Türk Devleti kurmak için Millî Mücadele günlerinin hukuken, siyaseten ve fiilen başladığı tarihtir.

 

Vatanın ve Türk istiklalinin üzerine çöken düşmanlara karşı “Ya İstiklal, Ya Ölüm!" yemini ile tüm halk ve ordu, kurtuluş yolundaki en güçlü adımı attı. Ordu, millet ve Meclis hedefe giden yolda hiçbir engel tanımadan yürüyecek ve bugünkü bağımsızlığımızı bize vereceklerdi.

 

Mustafa Kemal Paşa, 25 Mayıs 1919 günü Samsun'dan hareket ederek arkadaşlarıyla Havza'ya vardı. Ve Havza'da anladı ki Çanakkale'deki ün ve itibarı, Anadolu'da da kendisi ile beraber yürüyecekti. Mustafa Kemal Paşa, ilk temaslarını Havza'da yaptı ve ilk genelgesini 28-29 Mayıs 1919 günü Mesudiye Oteli'nde yazarak, Havza telgrafhanesinden çekti. Bu genelgede, İzmir ve Ege'deki Yunan işgalinin uyandırdığı tehlikeye dikkat çekilerek, millî protesto hareketlerinin ve mitinglerin başlaması isteniyordu.

 

Havza'daki çalışmalarına 12 Haziran'a kadar devam eden Mustafa Kemal Paşa, karargâhı ile Amasya'ya hareket etti. Mustafa Kemal Paşa, bu dönemde millî bir kongre toplayarak Millî Mücadele ile ilgili tüm faaliyetleri birleştirmeyi planlıyordu.

 

21-22 Haziran 1919'da mukavemet esaslarını yaveri Cevat Abbas'a dikte ettirerek yazılı bir belgeye dönüştürdüğü 8 maddelik “Amasya Tamimi"nin özü şudur: Mustafa Kemal Paşa, Amasya Genelgesi ile “Vatanın bütünlüğü, milletin istiklali (bağımsızlığı) tehlikededir.", “Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır." vurgularından sonra, milletin istiklalini kurtarmak için millî bir heyetin kurulması gerektiğini, bu amaçla Anadolu'nun en güvenli yeri olan Sivas'ta millî bir kongrenin toplanacağını, vatanın içinde bulunduğu bu karanlık tablonun çözümünün ise delegelerin alacağı karara bağlı olduğunu duyuruyordu. Bu ifade ile millî egemenlik yazılı bir belgede ilk defa yer aldı. Ülkenin kaderinin halkın mücadelesi ile şekilleneceğine yer verilmesinden dolayı da, halk egemenliğine yönelişin ilk adımı olarak kabul edilmektedir.

 

26 Haziran'da Amasya'dan Erzurum'da düzenlenecek kurultaya katılmak üzere yola çıkan Mustafa Kemal Paşa, Tokat,  Sivas ve Erzincan üzerinden 3 Temmuz 1919'da Erzurum'a vardı. Kurultay hazırlıkları devam ederken 8-9 Temmuz'da Sarayla yaptığı telgraf görüşmesinde Müfettişlik görevine son verilen Mustafa Kemal Paşa, gece saat 10.50 'de Harbiye Nezaretine ve Padişaha gönderdiği telgrafta askerlik mesleğinden istifa ettiğini bildirdi. Bütün yetkilerini kaybettiği ve artık “Sine-i millete döndüğü" o günlerde Kazım Karabekir Paşa'dan ciddi destek aldı.

 

23 Temmuz-7 Ağustos 1919 tarihleri arasında Anadolu'da Millî Mücadele birliğinin kurulmasının ikinci adımı Erzurum Kongresi ile atıldı. Mustafa Kemal'in açış konuşmasından sonra kongre çalışmalarına başladı. Örgütün amacını ve yönetim biçimini belirleyen bir tüzük hazırlandı. Erzurum Kongresi'nin kararları, bir bildirgeyle ülkedeki yabancı makamlara, kuvvet komutanlarına ve vilayetlere dağıtıldı. Yabancı devlet temsilcileri kongre kararlarını kısa ömürlü bir başkaldırı girişimi olarak değerlendirdi fakat bu kararlar parlak geleceğe giden adımlardan bir tanesiydi.

 

Bir sonraki durak işgallerden uzak, Anadolu'nun her yönden en güvenilir yeri olan Sivas'tı. Millî Mücadele yıllarında düzenlenen kongreler içinde tek millî kongre 4-11 Eylül 1919 tarihleri arasında Sivas'ta gerçekleşen kongredir. Sivas Kongresi'nde alınan kararlar, daha önce gerçekleştirilen Erzurum Kongresi kararlarını genişleterek tüm ulusu kapsar bir nitelik kazandırmış ve yeni bir Türk Devleti'nin kuruluşuna temel olmuştur.  Kongre'nin sonunda resmen çalışmaya başlayan Heyet-i Temsiliye ise bir hükümet gibi Ankara'da TBMM'nin açılmasına kadar çalışmalarına devam edecekti. Sivas Kongresi, Ulusal Mücadelenin gücünü arttırmış ve Mustafa Kemal Paşa'nın liderliğini güçlendirmiştir. Bu nedenlerden dolayı Kongre'nin Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki önemi büyüktür.

 

Kamuoyuna saygıyla duyurulur

zarffffff.PNG